Orucun farzı üçtür. Bunlar:
1- Niyet etmek.
2- Niyeti, ilk ve son vakitleri arasında yapmak.
3- İmsak vaktinden güneşin batmasına kadar olan zaman içinde, orucu bozan her şeyden sakınmaktır.
Sual: Oruca niyetin vakti ne zaman başlar?
CEVAP
Ramazan ve nafile oruçlara niyetin ilk vakti, güneş battıktan
sonra başlar. Son vakti ise, ertesi günü öğleye bir saat kalıncaya
kadardır. Kaza ve kefaret oruçlarında ise, akşamdan imsak vaktine
kadardır.
Ramazanda oruca niyet ederken, akşamdan imsak vaktine kadar, “Yarın
oruç tutmaya”, imsaktan sonra ise “Bugün oruç tutmaya” denir. Yanılıp
yanlış söylense de, oruç tutulacak gün bilindiği için mahzuru olmaz.
Ramazanda bir aylık oruca toptan niyet edilmez, her gün ayrı ayrı niyet
etmek farzdır.
Gece yatarken yemeği yiyip veya yemek yemeden niyet edilse, sonra gece
uyanınca, sahura kalkınca yemek yemekte mahzur yoktur. Akşam yemeği
yerken niyet etmek iyi olur. Niyetten sonra da, imsak vaktine kadar
yiyip içmekte mahzur yoktur. Ramazanda, “Yarın dişim ağrımazsa oruç
tutarım, ağrırsa tutmam” diye akşamdan niyet edilse, böyle şüpheli
niyet ile oruç tutmak sahih olmaz.
Sual: Bozulursa kefaret olmasın diye, Ramazan orucuna imsaktan sonra niyet etmek caiz mi?
CEVAP
Caizdir, fakat böyle bir şeye lüzum yoktur.
Sual: Ramazanda gece niyet etmeyi unutan ne yapmalı?
CEVAP
Öğleye bir saat kalıncaya kadar niyet edilir. Sahura kalkmak
niyettir, oruç tutmak niyetiyle yatmak da niyettir, sahura kalkılmasa
da oruca niyet edilmiş olur.
Sual: Takvimlerde yazılı olan imsak ne demektir? Bu vakitte sabah namazı kılınır mı?
CEVAP
İmsak, gecenin bitimi, yiyip içmenin yasak olan vaktin
başlaması demektir. Türkiye Takvimi’nde yazılı olan imsak vaktinde,
yiyip içmeyi kesmelidir! Türkiye'de, bundan 15 dakika kadar sonra sabah
namazı kılınabilir! Yanlış takvimlere göre hareket edip de, yiyip
içmeye ezan okununcaya kadar devam eden kimsenin, suçu yanlış takvime
bulması, kendini mesuliyetten kurtaramaz!
Sual: Babam
oruç tutarken, takvime göre değil, Kur’ana göre hareket ediyor. Siyah
iplikle beyaz iplik birbirinden ayrılıncaya kadar yiyip içiyor. Ortalık
ağardığı için şüpheleniyorum. Doğru mu?
CEVAP
Bekara suresindeki, (Beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyip için) mealindeki 187. âyetindeki iplikler, gündüzün beyazlığı ile gecenin siyahlığıdır. Âyet-i kerimenin anlamı, (Gündüzün aydınlığı ile gecenin karanlığı, iplik gibi birbirinden ayrılıncaya kadar yiyip için)
demektir. Bu âyet-i kerimeyi duyan bir zat, (Ya Resulallah, ben
gündüzün geceden ayrıldığını öğrenmek için yastığımın altına bir beyaz
iplik ile bir siyah iplik koydum. Fakat gecenin bitişini yine de tespit
edemedim) dedi. Bunun üzerine, Peygamber efendimiz, (O iplikler, gündüzün aydınlığı ile gecenin karanlığıdır) buyurdu.
Eğer Peygamber efendimiz açıklamasa idi, beyaz ipliğin aydınlık, siyah
ipliğin karanlık olduğunu nereden bilecektik? Kur’an-ı kerimden
anladığımıza uyarak, gencin babası gibi, bilhassa bulutlu havalarda,
daha ortalık karanlık diye, güneş doğana kadar yiyip içerdik.
Kaynak
inimiz islam